Muhalif Olmak


Laiklik ve demokrasi her ülkenin tarih, din ve kültürüne bağlı olarak farklılıklar gösterecek siyasi uygulamalardır. Muhafazakâr adı verilen ve sadece kendi çıkarları zedelendiği zaman veya amaçlarına ulaşmak için demokrasiyi bir tren gibi kullanmak isteyenler, demokrasinin kendini koruma amaçlı yaptığı girişimleri demokrasi karşıtlığı olarak görmektedir. Oysaki bunlar bizde demokrasinin yaşaması için şarttır. Batıdaki gibi bir uygulama bizde olamaz. Batı yüzyıllar önce reform ve rönesensı yaşamış, özellikle reform sayesinde din bağnazlığına karşı koyuşu gerçekleştirmiştir. Fransız İhtilali sayesinde ise millet olmanın bilincine varmıştır. Ancak Anadolu’da böyle düşünce amaçlı aydınlanmayı gerçekleştirecek büyük sosyal olaylar olmamıştır. Sadece vatan işgal edildiği zaman insanlar vatan sevgisiyle hareket etmiş ve dünya tarihinin eşsiz zaferlerinden birini kazanmıştır.

Anadolu’daki Türk halkı halifeliğin kabulünden yani 16.yy dan 21 yy.a kadar din boyunduruğu altında yaşamış ve daha eski zamanlardan itibaren bir kul psikolojisi içinde sultanlarına bağlılığını bildirmiştir. Dolayısıyla böyle olan insanlardan da 80 yıllık kısa bir süre zarfında verilen eğitimle -ki gerici eğitimin de toplumda alttan alta yaygınlaşmasına karşılık- tam olarak demokrasiyi ve laikliği benimsemesi beklenemez. Eğer 21. yy.da hala bize oy vermeyen cennete gidemez diyenler varsa ve binlerce insan bunun üzerine o partiye oy verebiliyorsa bu da Türklerin hepsinin olmasa bile bir kısmının hala yüzyıllar boyunca edindiği kul ve köle psikolojisinden kurtulamadığını gösterir.

Türkler’e Mektup


Merhaba

Ben size çok uzak bir ülkeden yazıyorum. Burada zengin bir insanım. Nasıl mı zengin oldum sizin de tanıdık olduğunuz banka hortumlama yoluyla tabi ki. Daha sonra 2004 yılında Eurovision şarkı yarışmasında sizin ülkeniz birinci oldu. Ben de sizin ülkenize tatil amaçlı gelmeye karar verdim ve biraz İngilizce öğrenmeye çalıştım. Ülkenize geldiğim de ise şaşırdım siz İngilizce değil Türkçe konuşuyormuşsunuz. Daha sonra tatilime devam ederken at üzerinde bir komutanın veya takım elbiseli bir devlet adamının heykellerini gördüm. Merak edip bu kim diye sordum. Atatürk dediler. Onun önderliğinde bu güzel ülke kuruldu dediler. Bir kişini önderliğinde bir ülkenin nasıl kurulduğunu merak ettim. Günler geçti ve ülkeme döndüm. Ancak sizin ülkeniz aklımdan çıkmadı ve dilinizi, tarihinizi araştırmaya başladım. Devletinizden önce aynı topraklarda Osmanlı Devleti vardır. Daha sonra emperyalizmin paylaşım savaşında devletiniz yenilir ve topraklarınız işgal edilir. Sizin padişahınız buna destek çıkar.

Ölü Ozanlar Derneği Üzerine


Temiz yüreklerindeki şiir aşklarını Welton akademisinin “disiplin”, “onur”, “yetkinlik” ve “gelenek” katı sınırlarına sığdıramayanlar… Sıkıcı hayatlarının, ailelerin çizdiği sınırları her farkına varışlarında ve uyanışlarında sürüye katılmaları için dürtüldüler. Çizilen hayatlarda insan olarak devam etmeyi gösteren işaretler kalmamıştır, seçimler, duygular… Hiçbiri… Onur salonunda, 1800de Welton’ın öğrencilerinde kendilerini gördüler, yüzlerindeki ifadenin, gözlerideki ışığın kendilerinden farklı olmadığını. Bu ilk çarpıştı sınırların cam duvarlarına çünkü artık kaptan Keating vardı hayatlarında ve her soluk alışı “carpe diem” diye tokatlıyordu yedi genci. Todd’un bahçede kıpkırmızı güneşe “ne kadar da geniş” deyip imrenmesi fakat etrafına bir kez daha bakıp “ama yine de küçük” demesi.

Artık sarsılmaları başlamıştı gençlerin, derken carpe diem yazdığı kağıda “ama nasıl”ı eklemesi, çaresiz ve ikilemde, istemesenizde boğazınızda bir şeyler düğümleniyor, N.H. Kleinbaum omuzlarınızdan tutup sarsıyor sizi “ama nasıl..” beyninizde yankılanıyor sesi. Todd için bunlar olurken Knox’da bütün saflığıyla aşık olmanın acı tadını çıkarıyordu.

Önceki Eleştiriler

Sivas Katliamının 15. Yılı


Türban ve Özgürlük


Youtube ve Türkiye


Jean Christopher Grange Üzerine


Sitede Aksaklık


Canlı Grupları ve Duyarsızlık


AKP’ye Kapatma Davası


Eleştiri Nedir?

Herhangi bir kişiyi, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlışlarını dile getirerek göstermek amacıyla yazılan kısa metinlerdir. Hedeflenen öğeyi doğru ve yanlış yönleriyle tanıtmayı amaçlayabileceği gibi, bu öğenin doğru tanıtılmasını sağlamayı ve bir değerlendirmeyi de hedef alabilir.

Son Görüşler