Durmak Yok Yola Devam(!)
22 Temmuz seçimlerinden bu yana neredeyse 6 ay geçti. Partilerin özellikle iktidara gelen partinin seçim zamanı yaptığı vaatler ve sonrasında yaşananlar insanlarımızı ne kadar bilinçlendirdi bilmiyorum ama ben birkaç olayı tekrar hatırlatmak istiyorum.

Öncelikle seçim zamanı R.T.Erdoğan meydanlarda 4.5 yılda yaptıklarını anlatıyordu bunların en önemlilerinden biri de iktidarları döneminde elektriğe hiç zam yapılmamasıydı, her ne kadar dünyanın en pahalı elektriklerinden birini kullandığımız için zam yapılmaması gerekse de geçmiş hükümetlere göre bu bir başarı sayılabilirdi. Fakat seçim sonrası her ne hikmetse rekor denebilecek bir düzeyde elektriğe yüzde 20 zam geldi. Daha önceden “enflasyon düşük, borsa yüksek, ekonomi iyi” diye kendini rahatta sanan insanlara sanırım ağır gelmiştir. Tabii dış borcun 4.5 yılda 200 milyar dolardan 400 milyara dolara çıkması insanlarımız için bir anlam ifade etmiyor.
Bir başka husus, geçtiğimiz günlerde yaşanan Sabah-Atv ihalesiydi. Bildiğiniz gibi Türkiye’nin en büyük medya kuruluşlarından ikisi TMSF tarafından el konulmuş ve ihale yoluyla satışa sunulmuştu. Çalık Grubu 1.1 milyar dolar teklifi kabul edilip onaylanmıştı. E peki sorun ne, diyeceksiniz. Sorun ihaleye tek bir grubun girmesi ve bu grubun yöneticisinin başbakanımızın 29 yaşındaki damadı olması. İhaleye 3 grup giriyor fakat bu 3 gruptan ikisi teklif vermeden esrarengiz bir şekilde çekiliyor kalan tek grup ise muhammen bedeli verip tabir-i caizse komik bir fiyata ihaleyi kazanıyor. Bu olay medyada birkaç gün tartışıldı 3-5 köşe yazarı değindi ve konu kapandı. Nasılsa bunun altında birşey olamaz çünkü iktidarımız müslüman bir iktidar ve peşkeşmiş, ihalede yolsuzlukmuş gibi şeyler yapmaz. Zaten medyada da tartışılamaz çünkü medya yavaş yavaş tek bir el altında toplanıyor.
Son olay ise gene geçtiğimiz günlerde ülkemize gelen Suudi Arabistan Kralı Abdullah ile ilgili. Kral Abdullah, 22 Temmuz seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül tarafından önce havaalanında daha sonra ise Kral’ın kaldığı otelde ziyaret edildi. Bu olay Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir olay olması ile birlikte bir önceki Cumhurbaşkanımız gene aynı Kral’ın Türkiye ziyaretinde kendisi ile görüşmesini reddetmişti. Aynı Kral’ın Türkiye’ye defalarca gelmesine rağmen hala Anıtkabir’i ziyaret etmemiş olması da ilginç bir ayrıntı.
Bunlara benzer birçok olay daha yaşandı ve yaşanmakta, yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde ise türban olayı tekrar ısıtılıp önümüze konuldu. Başka bir partininde oy toplamak için bu konuyu desteklemesi malesef trajıkomik bir olay.
Sonuç olarak; Durmak yok yola devam(!)



Olayları yine çok güzel analiz etmişsiniz. Teşekkür ederim.
Fakat ne vahimdir ki, Türkiye’mizin %46’sını kapsayan büyük bir kesim bu tür konularla ilgilenmiyor, geleceği toz pembe görüyor. Sadece önüne konulanı yemekle meşgul…