Türban ve Özgürlük


Türkiye’nin gündemini son günlerde yine türban tartışması meşgul etmeye başladı. Kendi adıma bu tartışmalar beni ilgilendirmiyor. İşsizlik, eğitim hatta açlık gibi sorunları olan ülkemizde türban meselesi bu ülkede öncelik olmamalı. Bu eleştiride bahsedeceğim olay ise tüm bu tartışmalar arasında gördüğüm bir kareyle alakalı. Bildiğiniz üzere “türban özgürlüğü“ için onlarca kişi çeşitli eylemler yaptı. Genelde türban takan kadınlardan oluşan eylemciler arasında genç kızlar hatta çocuklar vardı.

Türban ve Özgülük

6-7 yaşlarında elinde bir tahta parçasına tutturulmuş karton, başında tek bir saç teli gözükmeyecek şekilde bağlanmış türbanı ile bir çocuk. Kartonda “Başörtüsüne Koşulsuz, Sınırsız Özgürlük!” yazıyor. Kendisi okuma yazmayı ya bilmiyor ya da yeni öğrenmiş olmalı. Bilse bile elindeki kartonda yazan şey hakkında bir fikrinin olduğunu düşünmüyorum. Aynı şekilde başını örten bez parçasını da bu güneşte neden taktığını bilmiyordur. Çünkü bu çocuk (kız ya da kadın değil) ne dini anlayıp, yorumlayıp buna göre dinin emirlerini kendi hür (özgür!) bilinci ile yerine getirebilecek yaşta ne de başındakinin, erkeklerin kendisini bir cinsel obje olarak görmesini engellemek için taktığının farkında.

Evet onlar daha çocuk! Başlarında kendilerine dayatılmış bez parçaları ellerinde özgürlük isteyen kartonlarıyla onlar henüz çocuk. Özgürlük(!) savunucusu çocuklar…

Bilgi ve Bağlantılar

Eleştiri hakkında görüşünüzü belirtebilir, RSS yardımıyla eleştirmeni veya diğer eleştirileri takip edebilirsiniz.


Diğer Eleştiriler
Sivas Katliamının 15. Yılı
Youtube ve Türkiye

Görüş Belirt

Bu eleştiri hakkındaki görüşlerinizi belirtebilirsiniz.

Okuyucu Görüşleri

Sn Volkan Çınar,

Yakında aşağıdaki gibi duyurular yayınlanmaya başlarsa hiç şaşırmayalım:

KAMUOYUNA DUYURU
KOŞULSUZ VE SINIRSIZ ÖZGÜRLÜK TALEBİ

İslama göre yaşamakta büyük mücadele veren bizler kılık-kıyafet konusunda yıllardır uygulanan politikaları ve son günlerde yapılan tartışmaları yakından ve kaygıyla takip ediyoruz.

Toplumun tüm kurumları ile üniversitelerin din ve inanç özgürlükleri, dinsel eğitim ve öğretim gibi en temel insan hakları karşısında yasakçı değil özgürlükçü bir tavır alması gerektiğine inanıyoruz.

İstisnasız her demokratik ülkede olduğu gibi karaçarşaf, türban, potur, şalvar, fes giymenin, haşema ya da donla denize girmenin, şambrelle yüzme sevincini tatmanın, parklarda alenen mangal yapmanın, geğirmenin, yerlere tükürmenin, kapı önlerine ayakkabı koymanın; hiçbir din, inanç, düşünce, ırk, grup ve cinsiyet ayrımı yapılmaksızın bütün topluma tanınması gereğine inanıyor; milli örf ve ananelerimize aykırı tüm batı taklitçisi düzenleme ve uygulamalara bir an önce son verilmesini talep ediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Aylardır hatta yıllardır sürüyo bu gereğinden şüpheli tartışma,belki de bu kadar çok konuşulduğu için sorun oluyo ve herkesin böyle olsun şöyle olsun dediği bi noktada kitlenip kalmışız.Türbanı hoş bi simge olarak görmüyorum,saçları kapamaktan öte düşünceleri ve kadınların toplumdaki yerlerini kapatıyo.Ben türbanlı bi kadının ailesinde ve toplumda çok da önemli bi yere sahip olduğunu düşünmüyorum.Bi insanın saçlarını kapatması neyi ne kadar değiştirir bilmiyorum,açıkçası tanrının da pek umrunda olduğunu sanmıyorum.İnsanları kötülemiyorum,türban takan arkadaşlarım da var,takmayan biçok arkadaşımdan çok daha fazla severim hatta onları,ama geçen bi programda kızın biri siz böylesiniz,biz böyleyiz diye başlayınca kötü oldum,üzüldüm.Biz hep aynı sokaklardan geçtik,aynı bakkalrdan kazık yedik,gördüğümüz her ağaç,ötüşünü duyduğumuz her kuş aynı,sırf türkiye için değil,tüm dünya için geçerli,birlikte yaşamayı gerçekleştirebilecek varlıklarız,onurluca ve hakkını vererek.Türban bi engel olmamalı,b, bez parçası okumayı isteyen birinin takıldığı bi engel olmamalı,ama bi taraftan da korkularım var,kutuplşmalar başlar,sen türbanlısın sen değilsin muhabbeti çalınırsa kulaklarımıza,kavgalar çıkıp insanlar boş yere hırpalarsa birbirini..kimsenin inandığı beni ilgilendirmez,ne sol ne de sağ..ikisinin de kendine göre saygı duyan kitleleri,benimseyen geniş birer yelpazeleri var.ama kötü hissettiren benimsetmeye çalışmaları.toplum gökkuşağı renklerinde bi kazak gibi olmalı,inananı,inanmayanı,seveni,sevilmeyeni veya işte ne ararsan,ama her şeyden önce saygı olmalı,insanlar birbirini koşulsuzca sevmeyi tekrar benimsemeli.bunları tartıştığmız zamana yazık,oturup kitap okusak bile daha faydalı olur.

BAŞ ÖRTÜSÜ

Anam da giyerdi baş örtüsünü
Ele güne açmak için giymedi
Allah’a inandı dini bütündü
Amma Hak’tan kaçmak için giymedi

Beyaz saçı serin serin tarardı
Bilirdi örtünmek neye yarardı
Edebiyle siyah poşu sarardı
Vasington’a uçmak için giymedi

Anlardı iffeti korumaz örtü
İçine yansımış böyle bir dürtü
Ne Kur’an’nın ne de kafirin şartı
Fiyakalar satmak için giymedi

İman örtülmezdi bunu bilirdi
Gene de tarladan örtük gelirdi
Güzellere bayılırdı ölürdü
Gizli gizli göçmek için giyinmedi

Gençliğinde al yeşildi yazması
Bir de elinde kürek ile kazması
‘’Kötü'’ derdi ‘’kapalının azması'’
Hak’ka paha biçmek için giymedi

Adı: ‘’Döndü'’ idi, ama dönmedi
Doksan yıldır isiklari sönmedi
Başında yazmadan hiç utanmadı
Istiklalden geçmek için giymedi

Ak sütünü içtim ben o gelinin
Ekmeğini yedim çatlak elinin
Yakasindan tutup dünya dölünün
Ahirete geçmek için giymedi

Anamdır yazmalı, bugünde dünde
Bu kutsal yazgıdır MAHZUNİ sende
Cumhuriyet kuran, Meclis içinde
BİR ŞEYTANI SEÇME İÇİN GİYMEDİ.

Mahzuni Şerif ‘98

Büyük ozan Aşık Mahzuni Şerif olayı ne kadar da güzel özetlemiş. :)

Yazıda da belirtildiği gibi açlık,işsizlik vb unsurlar ülkede hala baş gösterirken bu konunun öncelikli tutulması sanki tek sorunumuz buymuş gibi gösterilmesi çok saçma.Fakat bu resim gerçekten içler acısı bir durumun göstergesi.7 yaşında bir çocuk dinin ne kadar farkında ki zorla kafasına taklılan bu bez parçasının ne oldugunun ne kadar farkında.Yaşadıgım yerde bunun çok yakın örneklerini gördüm aile baskısıyla kapanan kız çocuklarının ileride ne gibi sıkıntılar yaşadıgının yada bu yaşta onlara anlatılan kurallardan ne kadar uzak yaşadıgının kimler farkında acaba.16 17 yaşlarında kızlar hala kapalı evet ama bastırılmış duygularını dışarıda çok daha kötü şekilde açığa çıkartıyorlar.Herkes böyle mi deil elbette ama böyle olanların sayısı azımsanamaz.Şimdi daha sert konuşalım özgürlük evet mantıklı olan her insan özgürlüğü ister fakat özgürlük tek taraflı oldugunda özgürlük olmaz türban tamamen özgür olacak ve türbana karşı olanlar türbanlı kızlara her hangi bir tepkide bulunmayacak fakat üniversitede oruç tutmadıgı için öldürülen dövülen yaralananların özgürlüğü kısıtlanacak bu şartlarda ben türbanın özgür olmasını kesinlikle istemem hatta yaşamımda buna bariz tepkiler gösteririm.

Ben Türkiye’de hayvan hakları savunucularına her zaman şaşkınlıkla bakmışımdır.Çoğu zaman da sinirlenmişimdi evet hayvanlara zarar vermek iyi değil zaten bunu bilinçli bir çok kişi yapmıyor.Ama oruç tutmadı diye dövülen çocuk, korkusuzca öğrencilerin üzerine silah sıkan sakallı adam, güney doğuda öldürülen insanlar, faili mechul diye gösterilen cinayetler ve işkencenin hala var oldugu bu ülkede hayvan hakları savunuculugu yalan geliyor bana.İşte aynı sebepten türbana öncelik verilmesi de yalan geliyor kısaca sokak ağızıyla bırakın bunları ya.İnsanlar ölüyor ve biz hiç bir şey yapamıyoruz önemli olan bu…

Merhabalar herkese…

İlk yazıyı okuduğumda bir yorum yazmaya niyetlendim,fakat bilgisayarımda sorun oluştu,yazamadım.Sonra ilk ve ikinci yorumdan sonra tekrar niyetlendim yorum yazmaya,lakin bilgisayarım yine müsaade etmedi.Şimdi ise yorumların tamamını okudum,ve artık ne olursa,her türlü imkanı deneyip bir yorum yazmayı borç edindim kendime.

Yorumlar çoğalınca,verilecek cevaplarda çoğaldı haliyle.Fakat yorumlar hemen hemen aynı doğrultuda olduğu için genel olarak yazmak istiyorum ben.

Volkan Çınar’ın benim anladığım kadarıyla üzerinde durmak istediği konu o 7 yaşındaki kıza yaptırılan yanlış hareket.Lakin konu bu yanlış üzerinden kayarak Başörtüsüne gelmiş.(bence Türban değildir!)
Bez parçası denmiş benim kitabımdaki buyruğa.Bez parçası kadar basite indirgeyerek önemsizliği üzerinde hemfikir olunmuş.Bu uğurda harcanan emeklere,kırılan yüreklere,aranan haklara kin dolunmuş…

Ülkemizin daha önemli mevzuları varmış.Vardır tabii.Ama bu demek değildir ki bu ’bez parçası’ dediğiniz konu önemsizdir.Bu bir kesimin,yada bir dayatmacı görüşün sorunu değildir.Bu ülkemizin sorunudur.Doğrudan ÖZGÜRLÜK sorunudur bu!!!
Anlam veremediğim bazı şeyler var.Papağan gibi her şeye ‘özgürlük,insan hakları,demokrasi…’ terimlerini katanlar bir anda papağanlıktan balıklığa geçiş yaptılar.Balık hafıza misali unuttular sıkça kullandıkları bu terimleri.Yazık,yazık…düştükleri komik ve küçük duruma yazık!Ama hep merakımdadır; vicdanları rahatça koyabiliyorlar mı yastığa başlarını…?

Neyse vesselam uzun lafa gerek yok.’ateş düştüğü yeri yakarmış.’ Ne desek nafile…ama son olarak ‘dilencikahin’ rumuzlu arkadaşımın yorumuna karşılık birkaç şey yazmak istiyorum.Yorumu okurken gerçekten güldüm,içler acısı bir duruma buruk şekilde güldüm ama…oruç tutmadı diye dövülmek haa?Korkusuzca öğrencilerin üzerine silah sıkmak haa,öğrenci haa(bölücü olmasın o öğrenci denilenler)…Tekrardan Yazık,yazık…Yapılan yanlış bir hareketi tüm kesime mal edip cımbız misali ortaya çıkarıp atmak gerçekten yazık…

Saygılarımla…

Yalnız kız çok sevimli, başörtüsü de çok yakışmış. Yirim onu ben. : )

Buyrun size bir empati fırsatı: Aşağıdaki resimdeki çocuk hakkında ne düşünüyorsunuz?

Eğer Türk bayrağı ile baş örtüsünü aynı seviyede tutup empati kurmamızı istiyorsan yanılıyorsun :@

Atalay öyle bişey yazmışsın ki ne diyeceğimi şaşırdım. Yahu bi kere olay o değil. Burada konu bu tür eylemlerde çocukların kullanılması. Türban eyleminde bir çocuk kullanılmış, Volkan Bey onu eleştirilmiş, ben de Cumhuriyet mitinglerinde de vardı bu çocuklardan diye o resmi göstermiştim.

Sen de tutmuş “Eğer Türk bayrağı ile baş örtüsünü aynı seviyede tutup empati kurmamızı istiyorsan yanılıyorsun :@” demişsin.

Bu nedir ya? Ya ben hiç bir şey anlamıyorum, ya da siz koca bir hayal dünyasında yaşıyorsunuz. Yani şimdi o başörtüsü eylemindekiler “başörtüsü”nü savunuyor, Cumh. mitingindekiler de “Türk bayrağını” mı savunuyor?

Yani başörtüsü takanlar bunu Türk bayrağına alternatif olarak mı takıyor? Cumh. mitingindekiler kime karşı hangi nedenle Türk bayrağı sallıyorlar? Sadece kendileri mi Türk? Memleketi bir tek onlar mı seviyor? Türbanlılar ve diğer ulusalcı olmayan herkes vatan haini mi?

Böyle mi düşünüyorsun Atalay?

fizikçi’nin son yazdığı görüşe katılıyorum,,,

Çocuklar hiçbir eylemde kullanılamazlar,,,

Ve özgürlük istemek, eğer ortada bir mağduriyet varsa faşist olmayan kimsenin ayıplamaması gereken bir şeydir,,,

Volkan bey,

Yazınızda “Aynı şekilde başını örten bez parçasını da bu güneşte neden taktığını bilmiyordur.” demişsiniz.

Güneşin altında başı örtmek mi, yoksa açmak mı daha iyidir bir daha düşünün. : ) Ülkemizin güneydoğusunda ve bol güneşli çoğu ülkede neden erkeklerin bile başlarını örttüklerini düşünmek yardımcı olabilir.

Bir ipucu daha: bu örtüler genellikle açık renktir, insan saçı ise siyah. Siyah renk ışığın tüm dalga boylarını yutar, beyaz ise aynen yansıtır.

Eski Türk töre ve geleneğinde kadınların saçlarını örtmesi söz konusu değildir. Hatırlayın: Ergenekon destanında ay yüzlü, gök gözlü, güneş saçlı kadınlardan söz edilir.
Bu durumda saçları nasıl örtülü olabilir ?

Örtmek eylemi zaten özgürlüğe karşıttır. Örterek, gizleyerek, saklayarak “özgürlük” sağlanamaz ki. Türbana özgürlük diyenler bu acıklı çelişkinin farkında değiller mi ?

Hulki Can,

“Örtmek eylemi zaten özgürlüğe karşıttır. Örterek, gizleyerek, saklayarak “özgürlük” sağlanamaz ki. Türbana özgürlük diyenler bu acıklı çelişkinin farkında değiller mi?”

Espiri yapmadığınızı, ciddi olduğunuzu farzederek cevap veriyorum. Eğer ciddi değil idiyseniz yazdıklarımı yok farzedin.

1. Özgürlüğün karşıtı örtmek değil tutsaklık veya köleliktir.

2. Örtmek istediğiniz birşeyi örtebiliyorsanız bu konuda özgürsünüz demektir. Birileri buna engel oluyorsa özgürlüğünüz kısıtlanmış olur.

3. “Acıklı çelişki” falan boş laf. Acıklı bir mantıksızlık görüyorum ben sadece.