Vurulduk ey halkım… Unutuma Bizi
“Tükenmez insanlarda sevgi
Tükenmez insanlarda gerçek
Ve sakıncalı da olsa, gelecek
İnsanların güzel günleri”
“Ben Atatürkçüyüm, ben cumhuriyetçiyim, ben laikim, ben anti-emperyalistim, ben tam bağımsız Türkiye’den yanayım, ben özgürlükçüyüm, ben insan haklarının savunucusuyum, ben teröre karşıyım, ben hırsızların, yobazların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım….!
Öyleyse vurun, parçalayın! Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır”
Katledilişinin 15. yılında failleri hala meçhul. Uğur Mumcu‘yu saygıyla anıyoruz.



Sn Volkan Çınar,
Güzel günlerin gelmesi kolay görünmüyor. Bir çok Avrupa ülkesinin savaş ve kanla uzun yıllardan sonra elde ettikleri özgürlükleri biz Atatürk sayesinde bir çırpıda elde ettik. Şimdi bu özgürlükler yavaş yavaş elimizden gidiyor. Bu yaşanmakta olduğumuz “Türban Savaşları” bana bir zamanların Amerikasındaki Mormonları hatırlattı:
Özgürlükler ülkesi ABD’deki Yahudi-Hristiyan karışımı bir inanca sahip olan Mormonlar peygamberleri Joseph Smith’in 1844 yılında halk tarafından linç edilmesinden sonra yerine geçen halefi Brigham Young yönetiminde Utah eyaletine yerleşirler. Sayıları 140bin civarında olan Mormonlar burada Salt Lake City’i kurdular (1846). Kendisini Halife (!) ve Vali ilan eden Brigham Young Musa şeriatını uygulamaya koyup çokeşliliğin serbest olduğunu ilan etti (1852). Young bağımsız bir şeriat devleti kurma yolunda hazırlıklara başlayınca ABD’de yer yerinden oynadı. Kimse Mormonların “dinsel özgürlüğümüz kısıtlanıyor, çokeşliliğe özgürlük” ciyaklamalarına kanmadı. Çünkü Mormonlar çokeşliliğin Tevrat’ta yazdığını ve Allahın emri olduğunu iddia ediyorlardı.
1857de ABD başkanı James Buchanan’ın onayı ile Federal ordu birlikleri duruma müdahale etti. Mormon militanları ile ABD birlikleri arasında çatışmalar ve katliamlar yaşandı. 140-150 civarında militan, asker, kadın, çocuk öldürüldü. Sonunda askeri birlikler Utah eyaletinde denetimi sağladılar ve Young görevden alındı. 1861-65 Amerikan İç Savaşında Utah Kuzey Birliğinin yanında Abraham Lincoln’a destek verdi. 1887de Amerikan Yüksek Mahkemesi çokeşliliğin ahlak dışı bir suç olduğunu saptadı. 200 Mormon hapse atıldı. Buna rağmen uzun uğraşlardan sonra çokeşlilik Utah eyaletinde ancak 1890da yasaklanabildi. Mormon Kilisesi Başkanı Wilford Woodruff çokeşlilikten vazgeçildiğini, bundan böyle uygulanmayacağını bir bildiriyle açıkladı ve Mormonlar Federal Yasalara göre yaşayacaklarını taahhüt ettiler. 1896da Utah eyaleti federasyona kabul edildi.
ABD Federal yasaları sisteme karşı olan dinsel ve siyasal girişimlere en ufak bir hoşgörü göstermez. Bunun son örneği 28 Şubat 1993te yaşandı. 51 gün süren kuşatmadan sonra FBI ajanları ve ABD komandoları zırhlı araç, tank ve topçu desteğinde, göz yaşartıcı gaz bombaları atarak Teksas’taki Davidyen Tarikatının merkezine karşı saldırıya geçti. Örgütün lideri, 21 çocuk, 2 hamile kadın olmak üzere toplam 76 kişi öldürüldü. Bu ABD tarihine Waco Kuşatması veya Waco katliamı olarak geçti. 12 kişi kurtulabildi. Oysa biz ne kadar hoşgörülü bir toplumuz değil mi?